Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Kulübü ‘Geçmişten Günümüze Batı Trakya’ Paneli Düzenledi

Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Kulübü  ‘Geçmişten Günümüze Batı Trakya’ Paneli Düzenledi

BATI TRAKYA’DAN KONUKLARIMIZ VARDI

Yunanistan’dan İskeçe Türk Birliği üyelerinden yaklaşık 40 kişi üniversitemizi ziyarette bulundular. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları (TÜDAT) Kulübü’nün ağırladığı konuklarımız üniversitemizde bilgi alışverişinde bulundular. İskeçe Türk Birliği Başkanı Avukat Ahmet KURT’un başkanlığında üniversitemizi ziyaret eden heyete öncelikle kampüsümüz tanıtıldı ve Rektörlüğümüz adına onurlarına yemek verildi.

YBU Etlik Kampüsünde Batı Trakya konulu açık oturum düzenlendi.  Bu oturuma İskeçe Türk Birliği Başkanı Avukat Ahmet KURT, Türkiye’den Batı Trakya Türk Birliği Derneği Başkanı Ahmet SALİHOĞLU ve Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından Uzman Recep PAÇAMAN da konuşmacı olarak katkıda bulundular. Rektörlük adına Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Suat CİHANGİR, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet KANKAL ve TDE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda TOPRAK da konuklarla yakından ilgilendiler. Yoğun katılımın gerçekleştiği açık oturumun başkanlığını Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salih YILMAZ yaptı.

Doç. Dr. Salih YILMAZ açılış konuşmasında Rektörümüz Prof. Dr. Metin DOĞAN ve Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yavuz SANİSOĞLU’nun konuklarımızın üniversitemizi ziyaretinden ziyadesiyle memnun olduklarını ve bu ziyaret için her türlü yardımda bulunduklarını belirterek öncelikle teşekkürlerini dile getirdi. Üniversitenin vizyonun içerisinde yabancı öğrencilerin önemli bir yeri olduğundan bahisle Batı Trakya bölgesinden de üniversitemizde öğrenciler olduğunu ve onları kendimizden bir parça gördüklerini söyleyerek gelecekte Türkiye’nin gücünün eğitimden geçtiğini söyledi.

Tarihçi-yazar Recep PAÇAMAN, Batı Trakya’nın geçmişten günümüze tarihini anlattı. PAÇAMAN, Batı Trakta tabiriyle günümüzde Yunanistan topraklarında yer alan Dedeağaç, İskeçe ve Gümülcine’nin yer aldığı bölgenin anlaşılması gerektiğini belirterek, Batı Trakya’nın Yunanistan sınırları içinde, Yunanistan’ın kuzeydoğu kesiminde olduğunu anlatmıştır. Bu anlatıma göre Batı Trakya`nın doğusunda, Türk-Yunan sınırını belirleyen Meriç; batısında Mesta-Karasu nehirleri; kuzeyinde Bulgaristan; güneyinde Ege Denizi bulunmaktadır.

“Tarih nankör değildir, bir hizmeti unutmaz;

İstikbalin vicdanı aşk istemez, kin tutmaz.”

Batı Trakya Bölgesi hiç şüphesiz ki Türk tarihi açısından özel bir konum teşkil etmektedir. Osmanlı Devleti’nin Dağılma Dönemi’nde büyük ve orta ölçekli devletlerin bölge üzerindeki farklı stratejileri ve buna karşılık Türk Devleti’nin ve halkının bu oyunları bozmaktaki azmi Batı Trakya’nın tarihsel ve efsanevi boyutu hakkında bize bazı fikirler verebilir. Ne var ki günümüzde halen popülaritesini koruyan ve Türk-Yunan ilişkilerinde türlü dalgalanmalara neden olan Batı Trakya’nın tarihsel süreç içerisinde incelendiğinde göze çarpan en önemli özelliği, Osmanlı askerlerinin ve bölge halkının kurdukları Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’dir. Bu bölge, 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan`a bırakılmıştır.

İskeçe Türk Birliği Başkanı Avukat Ahmet KURT ise Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAĞ ile görüşme sonrasında parti temsilcilerini ziyaret ettiklerini, Ankara’da önemli ziyaret ve toplantılarda bulunduklarını ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden ağırlanmaktan büyük onur duyduklarını dile getirmiştir. KURT, günümüzde Yunanistan’ın Avrupa Birliği sürecinde yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere Yunanistan’daki Türk azınlığın başlıca sorun ve Türkiye’nin çabaları hakkında açıklamalarda bulunmuştur. Bu açıklaması şöyledir:

14 Nisan 1927 tarihinde “İskeçe Türk Gençler Yurdu” adıyla kurulan (1936 yılında İskeçe Türk Birliği adını almıştır) İskeçe Türk Birliği 26 yıldır hukuk ve demokrasi mücadelesi vermektedir. Yunanistan’ın “Batı Trakya’da Türk yoktur” politikasının ve yaklaşımının pratikteki uygulaması nedeniyle 1983 yılında başlayan bir kapatma davası nedeniyle derneğimiz “örgütlenme özgürlüğü” ve “milli kimlik” mücadesinde çok önemli bir mihenk taşı olmuştur. 1983 yılında dönemin İskeçe ve Rodop valilerinin emriyle isminde “Türk” kelimesi olan İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin tabelaları polis tarafından yerinden sökülmüştür. Hemen akabinde İskeçe Valisinin 1984 yılında yapmış olduğu başvuruyu müteakip, İskeçe Bidayet Mahkemesi, “İsminde Türk kelimesinin bulunması ve dernek tüzüğünün yasalara aykırı olduğu ve kamu düzeni ve ahlakını ihlal ettiği” gerekçesiyle 1986 yılında İskeçe Türk Birliği kapatılmıştır. Bu tarihe kadar yasal ve resmi bir dernek olarak ve üstelik de bölgedeki en eski derneklerden biri olarak faaliyet gösteren İskeçe Türk Birliği, resmiyetini kaybetmiştir.

İskeçe Türk Birliği üyeleri Bidayet Mahkemesinin kararını istinaf etmişler ve duruşma tarihi 20 Mart 1998 olarak belirlenmiştir. Dava, nihayet, 15 Ocak 1999’da Trakya Üç Üyeli İstinaf Mahkemesinde görüşülmüştür. İstinaf Mahkemesi 19 Mart 1999 tarihinde yayınlanan kararıyla başvuruyu reddetmiş, “İsminde Türk kelimesinin bulunması ve Yunanistan sınırları içinde yabancı bir devletin çıkarlarına hizmet etmesi” gerekçesiyle Derneğin faaliyetlerinin kamu düzenine aykırı olduğuna hükmetmiş ve Bidayet Mahkemesinin kararını onayarak İskeçe Türk Birliği’ni kapatma kararını onaylamıştır. İstinaf Mahkemesi 117/1999 tarihli kararında, ayrıca, Dernek Tüzüğünde “Batı Trakya Türkleri”ne yapılan referansın Yunanistan’da Türklere ait bir Derneğin mevcut olduğu ve Derneğin yabancılar tarafından kurulduğu izlenimini yarattığını ileriye sürmüştür. İskeçe Türk Birliği üyeleri, Sabriye Kasım Delioğlu’nun İTB başkanlığı döneminde İstinaf Mahkemesinin kararını Yargıtay (Arios Pagos) nezdinde temyiz etmişlerdir. İstinaf Mahkemesi 25 Ocak 2002 tarihli ve 31 sayılı kararıyla İskeçe Türk Birliği’nin kapatılmasına yönelik kararında ısrar etmiş ve aynı yönde karar vermiştir. İskeçe Türk Birliği, İstinaf mahkemesinin kararını bu kez Yargıtay nezdinde temyiz etmişlerdir. 5 Aralık 2003 tarihinde Yargıtay (Arios Pagos) Genel Kurulu İskeçe Türk Birliği’yle ilgili nihai kararını Şubat 2005’te açıklamıştır. Yunanistan’ın en üst yargı makamı olan Yargıtay (Arios Pagos) Genel Kurulu, ne yazık ki İskeçe Türk Birliği’nin kapatılma kararını onaylamış ve İTB’nin talebini reddetmiştir. İskeçe Türk Birliği 22 yıl sonra çıkan nihai karardan sonra iç hukuku tükettikten sonra 2005 yılının Temmuz ayında Dr. Hikmet Cemiloğlu’nun İTB başkanlığı döneminde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuştur. Dava AİHM’de 2 yılı aşkın bir süre devam etmiş ve nihayet 2008’in 27 Mart’ında açıklanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İskeçe Türk Birliği’ni oybirliğiyle haklı bulmuştur. Bu gelişmeden sonra Yunanistan, karara itiraz etmişse de AİHM’nin kararı değişmemiş ve İskeçe Türk Birliği nihai olarak haklı bulunmuştur. Ancak ne yazık ki İskeçe Asliye Hukuk Mahkemesi, Mayıs 2009’da açıkladığı kararıyla İskeçe Türk Birliği’nin talebini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin açık ve net kararına rağmen kabul etmemiştir. Son gelişme azınlığın tepkisine neden olmuş ve toplumumuzdaki hayal kırıklığının derinleşmesine neden olmuştur. İskeçe Türk Birliği, söz konusu kararı temyiz etmek amacıyla istinaf mahkemesine götürmüştür. İskeçe Türk Birliği’nin mücadelesi 26.ncı yılında devam etmektedir. Türk Azınlığın milli kimliğinin inkârı ve azınlığın örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller Yunanistan’da sosyal barışa ve samimi uzlaşı çabalarına sekte vurmaktadır. Azınlık üyeleri milli kimliklerinin inkârını, Yunan toplumu içinde gelişme haklarının ve devletleriyle güçlü ve sağlam güven bağları kurulmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak görmektedir. 26 yıldır devam eden İskeçe Türk Birliği davası, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanmasının olduğu kadar, demokratik değerler, insan hakları, temel özgürlükler ile Avrupa hukukuna ve uluslararası sözleşmelere gerçekten saygı gösterilip gösterilmediğinin sınanacağı önemli bir sınav niteliğini taşımaktadır.

Ankara merkezli Batı Trakya Türk Birliği Derneği Başkanı Ahmet SALİHOĞLU ise Yunanistan’dan Türkiye’ye gelen başta üniversite öğrencileri olmak üzere Batı Trakya Türk toplumunun ihtiyaçlarını gidermek ve kültürel işbirliğini artırmak için çalışmalar yürüttüklerini örneklerle anlatmıştır.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra soru cevap bölümü ve Rektörlüğümüz adına plaket takdimi ile oturum sona ermiştir. Yunanistan’dan gelen konuklar kapanış konuşmasında başta Rektör Prof. Dr. Metin DOĞAN ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz SANİSOĞLU olmak üzere bu ziyarete katkıda bulunan herkesi Batı Trakya’da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını dile getirmişlerdir.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları (TÜDAT) Kulübü Başkanı Musab YAVİLİOĞLU ve yönetim kurulu üyelerinin üniversitemizi temsilen yapacakları faaliyetler konusundaki bilgilendirmeleri de konuklarca memnuniyetle karşılandı.

Geçmişten Günümüze Batı Trakya 1 Geçmişten Günümüze Batı Trakya 2 Geçmişten Günümüze Batı Trakya 3 Geçmişten Günümüze Batı Trakya 4 Geçmişten Günümüze Batı Trakya 5 Geçmişten Günümüze Batı Trakya 6

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz