Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri

Türkoloji Söyleşilerinin Sezon Kapanışında “Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri” Konuşuldu

Üniversitemiz Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Salih YILMAZ ve Yrd. Doç. Dr. Cengiz KARATAŞ tarafından Türkiye Yazarlar Birliği’nin ev sahipliğinde 18.06.2013 tarihinde düzenlenen Türkoloji Söyleşilerinin Sezon Kapanışında  “Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri” konuşuldu.

Türkoloji Söyleşilerinin Sezon Kapanışı sunumunun açılış konuşmasını Yard. Doç. Dr. Cengiz Karataş yaptı.  Karataş konuşmasında Ürdün, Filistin ve İsrail konusunda kısa bilgiler vererek Orta Doğu coğrafyasını anlattı. Karataş’ın Ürdün hakkında verdiği bilgiler kısaca şöyledir:

Ürdün Haşimi Krallığı, Orta Doğu’da bir Arap ülkesidir. Yüzölçümü 92300 m2’ dir. Nüfusu 6 milyondur.  Başkenti Amman’dır. Resmi dili Arapça olup aynı zamanda İngilizce de yaygındır. Ürdün bir Arap ülkesi olmasına rağmen yarı Avrupai bir görüntü sergilemektedir. Uzun süren İngiliz hâkimiyetinin etkileri hâlâ sosyal hayatta çok belirgin bir şekilde kendini hissettirmektedir. Örneğin tabelaların hepsi İngilizce ve Arapça olmak üzere iki dillidir. Bayan polislerin çokluğu ve kılık kıyafetleri de İngiliz tarzını andırmaktadır. Ürdün’de krallıkla yönetilmesine rağmen son derece özgürlükçü bir sosyal hayat söz konusudur. Sosyal hayattaki rahatlık en dikkat çekici unsurlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimse kimsenin kılık kıyafetine karışmamaktadır ve son derece renkli bir görüntü göze çarpmaktadır. Ürdün halkı Türklere karşı büyük bir sevgi duymaktadır. Bu sevgilerini her fırsatta görmeniz mümkündür. Mutfak kültüründe ise en dikkati çeken nokta şekerli ve yağlı yemeklerin tüketiminin fazlalığıdır. Tarihi ve turistik güzelliklerinden de ayrıca bahsetmek gerekmektedir. Akabe şehrinde tarihte Şerif Hüseyin hadisesinin çıktığı yer korunmuştur. Ayrıca aynı yerde Şerif Hüseyin Camii de vardır. Akabe sahil şehri olup Akdeniz iklimi hâkimdir. Turizm şehridir.

Ürdün İzlenimleri konusunda şu anda MEB görevlendirmesiyle Yermük Üniversitesinde Türkçe eğitmenliği yapan Yrd. Doç. Dr. Hasan IŞIK konuğumuz oldu. Sayın Işık, Yermuk ve Amman başta olmak üzere çevrede Türklere dair edindiği izlenimler başta olmak üzere ülkenin konumu ve durumu hakkında fotoğraflar eşliğinde  sunum yaptı. Buna göre:

Ürdün’ün başkent Amman karasal iklim özellikleri gösteren Ankara’yı andıran bir başkent olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Büyükelçiliği ve Yunus Emre Türk Kültür Merkezi de Amman’da bulunmaktadır. Amman’da ayrıca Türkiye üniversitelerinden mezunlar tarafından kurulmuş son derece etkin bir derneğin varlığı da göze çarpmaktadır. Başta eğitim olmak üzere değişik amaçlarla orada bulunan Türklere ellerinden gelen yardımı yapmaktadırlar. Hayat pahalılığı aşağı yukarı Ankara ile aynıdır. Zerka ve İrbid ise diğer önemli şehirleridir. Ürdün, eğitime son derece önem vermektedir. Nüfusu 6 milyon olan Ürdün’de 40’ın üzerinde üniversite faaliyet göstermektedir. Üniversitelerdeki yabancı öğrenci çeşitliliği de ayrıca kayda değerdir. Amman’da bulunan Ürdün Üniversitesi hem kapladığı alan hem de öğrenci ve öğretim üyesi sayısı bakımından en büyük üniversitedir. Ayrıca üniversite yerleşkesi başkent Amman’ın en yeşil ve ormanlık alanı olarak dikkati çekmektedir. Türk öğrenciler daha ziyade Arapça öğrenmek ve ilahiyat okumak için bu ülkeyi tercih etmektedir. Ayrıca İngilizce için de faydalı olabilecek bir ülke olması öğrencilerin tercihini etkilemektedir. Bir öğrenci için Amman’da okul ücreti dâhil yıllık harcama ortalama 13 milyardır. Ürdün Üniversitesi’nde Türkoloji Bölümü de bulunmaktadır. Bu bölüm son derece gözde bir bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Yunus Emre Türk Kültür Merkezi de Türkçe öğretiminde aktif rol oynamaktadır. Bölgede başta Kurtlar Vadisi olmak üzere Türk dizilerinin popülaritesi son derece yüksektir. Bu diziler iki ülke arasında âdeta doğal kültür köprüsü oluşturmuştur. Amman’da dünyaca ünlü zincir mağazaların hepsinin şubesini görmek de mümkündür.

Salt şehrindeki Türk Şehitliği de Ürdün’de Türkler açısından dikkat çeken tarihi bir yadigardır. Türk Büyükelçiliği tarafından son derece güzel bir şekilde bakılıp temiz tutulmaktadır. Amman’daki en iyi korunmuş ve temiz tutulmuş yerlerden biridir diyebiliriz. Eyyubiler döneminden kalma Aclun Kalesi de ayrıca görülmeye değerdir. Saklı bir kent özelliği gösteren harika bir kanyon olan Petra, Lut Gölü (Ölü Deniz), Vadi-i Rum vb. yerler de görülmeye değerdir.

Ürdün, Türkler ve Türk öğrenciler açısından oldukça müsait ve rahat edilebilecek bir ülkedir.

Kırgızistan İzlenimleri konusunda ise Doç. Dr. Salih YILMAZ fotograflar eşliğinde sunum yaptı. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından ilki 1992 yılında Bursa ve Konya’da yapılan Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni’nin onuncusu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayesinde, Türkiye Yazarlar Birliği’nin kuruluşunun 35. yıldönümü etkinlikleri kapsamında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yapıldı. Bu şölene katılan Doç. Dr. Salih YILMAZ, şölenin amaçları, katılan konukların izlenimleri ve Kırgızistan’ın Türk Dünyası açısından önemine dair bilgiler verdi.

Sayın YILMAZ, Kırgızistan’ın coğrafi konumu ve tarihteki yerinden bahisle demokrasinin gelişmesinde bir faktör olduğunu ve diğer çevre ülkelerin Kırgızistan’ın içinde bulunduğu durumdan hareketle siyasi ve ekonomik planlar yaptığını anlatarak sözüne başladı. Türk Dünyası ve Türkçenin önemi hakkında bilgi verdikten sonra Orhun Kitabeleri ve Yenisey Yazıtlarının bu bölgelere yakın olduğunu, Türkçenin doğuşunda ve gelişmesinde bu toprakların rolünün oldukça fazla olduğunu örneklerle açıkladıktan sonra 10. Türkçe Şiir Şöleninin önemine değindi.

Dünyaca ünlü Kırgız şair ve yazar cengiz Aytmatov’un anısına bu yıl Kırgızistan’da düzenlenen 10. Türkçe Şiir Şölenine Türkiye başta olmak üzere 20 farklı ülkeden 50’ye yakın şairin katıldığını ve bu şairlere Kırgız şairlerin de katılımıyla sayının 100’e ulaştığını dile getirerek Türkler arasında sözlü kültürün değerinin önemli olduğundan  bahisle şiirin Türkçenin gelişmesine katkıları olduğu gibi Türk Dünyasının birbirini tanıması ve Türkiye’nin bu tanımada öncü rol üstlenmesine de katkı yaptığını fotograflarla anlattı. Türkçenin gelişmesine yönelik Türkiye Yazarlar Birliğinin faaliyetleri ve yayınları hakkında da örnekler sundu.

Kırgızistan’da bulundukları 28 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Bişkek başta olmak üzere Karahanlıların başkenti Balasagun, Türklerin tarihi açısında önemli bir figür olan Issık Göl ve Cengiz Aytmatov’un kabrinin bulunduğu yerleri ziyaret ettiklerinden bahisle Kırgızların Türkiye’ye ve geleceğe yönelik düşünceleri hakkında bilgi verdi. Bu düşünce yapısına göre Kırgızlar, Türkiye’yi kardeş bir ülke olarak görmenin ötesinde bir guvence veya koruyucu olarak nitelendirdiklerini, başta ekonomi ve eğitim olmak üzere her alanda paylaşım gösterdiklerini örneklerle dile getirdi. Karahanlılar Döneminden itibaren İslamiyetin Türkler arasınd ahızla yayıldığı ve bu dönemde yazılan Kutadgu Bilig ile yazarı Yusuf Has Hacib konusunda da kısa bir sunum yaptı. 10. Türkçe Şiir Şöleninde üç dalda ödül verildiğini fotoğraflarla göstererek bu ödüllerin Namık Kemal, Yusuf Has Hacib ve Manas ödülleri olduğunu belirterek bunlar adına ödüller verilmesinin sebeplerini de açıkladı.

Cengiz Aytmatov’un tarihi ve edebi bir kişilik olduğunu, örnek gösterdiği kitaplarından bahisle anlattı. Kırgızistan’da bulunduğu dönemde kabrini ziyaret ettiklerini ve Aytmatov’un hayattayken verdiği mücadele ve özgeçmişine dair sunumda bulundu. Issık Göl’de çekilen fotoğraflar eşliğinde bu bölgenin Türkler açısından önemine dair anekdotlar anlattı.

Öğrenci ve akademisyenlerden ilgi gören programa Konya TV İstanbul Müdürü Ahmet DUR Beyefendi de renk katarak sorularıyla katkıda bulundu. Ürdün ve Kırgızistan izlenimleri konukların sorularının cevaplandırılması ve fotoğraf çekimi ile son buldu.

Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri 1 Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri 2 Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri 3 Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri 4 Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri 5 Ürdün ve Kırgızistan İzlenimleri 6

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz